Merhaba 
Menü
|--> Forum
|--> Albüm
|--> Rehber
Konuklar
Şu an 6 Misafir ve 0 Üye çevrim içi.

Giriş yapabilir veya yeni bir kullanıcı hesabı oluşturabilirsiniz..
Ne Zaman Geldiler
mustafaçetin
25.07.2008 - 8:11
metinkocaköse
24.07.2008 - 8:21
holylaz
24.07.2008 - 6:47
hatice.özkişmir
23.07.2008 - 18:21
sakal2
22.07.2008 - 16:36
Hasan.Toparlak
21.07.2008 - 14:44
Levent.Koyupembe
21.07.2008 - 5:34
hakantarhan
21.07.2008 - 1:56
OSMANGENC16
20.07.2008 - 14:51
ferideaydın
19.07.2008 - 17:50
search pnForum en son gönderiler Note: Registered users can subscribe to notifications about new posts Note: Registered users can subscribe to notifications about new posts

önceki başlık Başlığı yazdır to next topic

Başla :: Ezogelin Çorba :: Anılar :: Hatırladıklarım...
Yönetici :

Bottom 

Hatırladıklarım...

SaimGözek Gönderim: 27.02.2008, 17:13



Üye Kaydı: Sep. 2007
Mesaj: 25

Durum: Hatta değil
son ziyaret: 05.04.08
Lise 1’deyken bir İngilizce öğretmeni vardı, adını asla hatırlamıyorum…
Belki bu yazıyı okuyan bir arkadaşımız hatırlar…
Kitabını getirmediği için ya da ders çalışmamış, ödevini yapmamış diye çok ağır hakaretlerde bulunurdu öğrencilere.
Küfür eder, tokat atardı.
Bir keresinde, o gün İngilizce kitabını getirmediği için öyle kötü dövmüştü ki, idare sağlık
ocağına göndermek zorunda kalmıştı bir arkadaşımızı… Ağzı burnu kan içinde kalmıştı.

O gün akşam son ders bitiminde giriş kapısının önünde toplanmaya başladık.
Ne için toplandığımızı bilen, anlayan, haber verilen diğer sınıflardaki
öğrencilerle birlikte çok ciddi bir kalabalık oluşmuştu.
Dönem, siyasi gruplaşmaların liselerde hızla büyüdüğü bir dönem… 1976 - 77
Okullarda öğrenciye dayak atmak çok sert tepkilerle karşılanıyor…

O yıllarda öğretmenler genellikle okulun servis aracıyla giderlerdi evlerine.
Yalnızca birkaç öğretmenin özel aracı vardı.
İngilizceci de servis aracıyla gidecek…
Ama aşağıda toplanan öğrenci kalabalığının kendisi için toplandığını biliyor.
Aşağıda bağırıp çağırıyoruz, “o öğretmeni döveriz kırarız” diye…
Müdürümüz Yusuf Ziya Ulusoy odasının penceresinden bağırıyor “dağılın, yoksa polis çağıracağım” diyor.
Biz de, “evet çağırın polisi, arkadaşımızı döven öğretmeni polise teslim edin” diye cevap veriyoruz.
Öğretmenler odasında öğretmenler toplanmış ne yapacaklarını konuşuyorlar.
İngilizceci müdürün odasına sığınmış.
Okulun yakınındaki karakoldan çağırılan iki polis gelmiş ama onlar da ciddi bir kalabalık toplandığını görünce,
“bir şey yapamayız” diye müdürün odasında bekliyorlar.
Hatırladığım kadarıyla, öğrencilerin sevdiği saydığı, sözünü dinlediği Müdür Yardımcımız Kerim Dikencik,
Fizik öğretmeni Mahmut Çeçen ve bir iki öğretmen daha aşağıya indiler, bizi dağılmamız için ikna etmeye çalıştılar.
Yaklaşık bir saat kadar sonra giriş kapısının önünden okul bahçesine dağıldık.
İngilizceci diğer öğretmenlerimizin arasında servis aracına bindi ve bizim tehditkar sözlerimiz altında araç okuldan ayrıldı.
Bir hafta sonra başka bir okula tayin edildiğini hatırlıyorum…

Bense o öğretmene tepkiden dolayı herhalde, bir türlü ısınamadım İngilizce dersine…
Hep bütünlemeye kaldım.
Son sınıfta da üniversite sınavlarını kazandığım için, usulden bir sözlü sınavla geçirilmiştim.

saimgozek@gmail.com

<!-- editby -->

edited by: SaimGözek, 28.02.2008, saat 02:49<!-- end editby -->
Tepe  SaimGözek Ö.M. gönder
 



 2.0.1
Function viewtopic in module pnForum returned.

Türkçe Anlamlı Yönlendirme